Tunç: Eleştiri, birinin gerçek hayatta yanlış olduğunu düşündüğü şeyi belirtmeden duramadığı şeydir.
Genel olarak eleştiren biriyim. Eleştiriye maruz kaldığımda da olgunlukla karşılarım.
Saim: Yargılamadan yapılması gerektiğini düşünüyorum. Genel olarak böyle yapıldığı konusunda ciddi şüphelerim var.
Eleştirinin ne olduğundan ziyade nasıl yapılması gerektiğine odaklanmamız gerektiğini düşünüyorum.
Elestiri03
Image 3 of 5
Onur: En değerli eleştiri insanın kendini eleştirmesidir; yani özeleştiridir. Kişi bunu başarırsa, başkaları tarafından eleştirilme hali ortadan kalkabilir.
Bengü: Yapıcı ve yıkıcı olmak üzere iki tarz eleştiri vardır ve burada üslup çok önemlidir. Bazen dışarıdan bir göz bizi kendimizden daha iyi görebilir, bu anlamda eleştirinin faydalı olduğunu düşünüyorum.
İhsan: Ben bu kavrama iki farklı açıdan bakıyorum. Birincisi, toplumu ilgilendiren konularla ilgili olarak herkesin eleştiri hakkı olduğunu düşünüyorum. İkincisi, sevdiklerine mutlaka eleştiri yapman gerekir. Onları hatalı durumlara karşı uyarmalısın.
Uhri: İlk defa bir kavram için birden fazla yanıtım var. Eleştiri, içinde bulunduğumuz toplumda yargılamayla birlikte yapılır. Genel olarak tenkit sözcüğüyle özdeş kullanılır. Genelde olumsuz durumlar için kullanılır.
Benim içinse eleştiri kelimesi Latince kökenli kritik sözcüğüyle eşdeğerdir. Bir durumun her yönüyle etraflıca ele alınmasıdır, artı veya eksi gibi bir beğeni ölçütüne indirgenmemesidir. Bu da gelişimi destekleyen olumlu bir tutumdur. (Bağlantı kesildi.)
Hasan: Eleştiri; bir insana, olaya, bilimsel çalışmalara veya sanat eserine ışık tutarak eksik yerlerin altını çizmek ya da fazla olan yerleri parlatmaktır. Bu bağlamda, hele de altı doluysa oldukça geliştiricidir. Eleştirmek asla sadece yargılamak değildir.
Uhri:(Devamı) Sanat veya siyaset eleştirmenleri örneğin, meslek olarak en sıkıntılı işlerden biridir. Genel olarak herkesin düşmanlığını kazanmaya aday bir meslek grubudur.
Bizim coğrafyamızda özellikle siyasiler, eleştiriden azade olmak ister, eleştiriye genel olarak tahammül edemezler.
Felsefenin temeli de eleştiridir. Tartışabilmek için eleştiri elzemdir.
Eleştiri Nedir?
Kiper:Eleştiri kavram olarak yapanın üslubunun biçimiyle, alanın tahammülüne göre şekilleniyor. Yargılanmak ya da tenkit algısı sanki burada şekilleniyor gibi duruyor. Ne dersiniz?
Kudret: Eleştiri aslında kişiyi tanımamıza yardımcı olur. Hem eleştirilen alanı hem de o eleştiriyi yapan kişiyi daha iyi anlamamızı sağlar.
Kiper:Kavramın negatif yönünü tenkitle andığımıza göre pozitif tarafını da iltifatla mı eşleştireceğiz?
Uhri: İltifatla ilişkilendirmek abartılı olup amacından saptırabilir. Bizim dilimizde kritik kavramıyla eleştiri kavramı aynı yere denk gelmiyor. Yine otokritik kavramı, vicdan muhasebesi yapmak gibi algılanıyor.
Bu bağlamda tenkitin zıttı olan dalkavukluk kavramıyla ilişkilendirmek daha anlamlı olabilir. Batı dünyasından farklı bir düşünce sistematiğimiz olduğunu unutmamız gerekir.
Tunç:Doğru eleştiri nasıl yapılır? Eleştiri bana göre bir derinlik katma çabasıdır.
Bir ürünü sadece yererek veya göz önünde olan taraflarının tekrar altını çizerek eleştiri yapmış olduğumuzu düşünmüyorum.
Eyyüp: Bu kavramın, takdir, geri bildirim ve uyarı kavramlarıyla karıştırıldığını düşünüyorum. Eleştiren varsa eleştirilen de vardır. Bu bağlamda doğası itibariyle subjektif (öznel) yargı/bilgi içerdiğinden yapanın o konuda uzman olmasını gerekir.
Geribildirim bir takdir, performans değerlendirmesidir. İş hayatında karşımızdakini uzman olarak görüp görmememiz kişilik yapımızla ilgilidir; eleştiride karşı tarafı uzman kabul etmek süreci kolaylaştırır.
Birinin olduğu şeyi yansıtabilirsiniz, fark etmesini sağlayabilirsiniz ama birini olduğu şey için eleştiremezsiniz.
Kiper:Konunun uzmanı olmayan birinden gelen cümleler, eleştiri olarak adlandırılamıyor mu?
Eyyüp: Bağlamım iş hayatında performans değerlendirme süreciyle sınırlı.
Janset: Eleştiri süreci sonunda geriye sadece acı bir ses kalıyorsa, birbirimize taş atmaktan farkı kalmaz.
Olumsuz eleştiri uzmanlık gerektirir ama acaba olumlu olan da aynı uzmanlığı gerektirir mi?
Hüseyin: Bilimde her şeyin yanlışlanabilir olduğu gerçeğinden hareket etmeli ve kritiğimizi mutlaka bir düşünce sistematiği içinde yapmalıyız.
Sanat da kritiğini yaparak kendini geliştirir; soru sormak felsefenin en temel niteliğidir ve bunu eleştiri yoluyla gerçekleştirir.
Adorno; siz hiçbir şey üretmiyorsunuz aslında var olanı eleştiriyorsunuz, der. Sadece var olanı eleştirmek yerine, olumlu bir anlam katarak eleştiri yapmalıyız; Türkiye’de bu yaklaşım maalesef çok eksik.
Saim: Eleştirinin doğası zaten olumlu olduğu için pozitif veya negatif gibi sıfatlar kullanılmasını doğru bulmuyorum. Kant, Kritisizm’de saf aklın eleştirisinden bahsederken dogmatizmden ve septisizmden farklı olarak eleştirinin bilgi üzerinden yapıldığını söyler.
Eleştiri Nedir?
Kudret: Geri bildirimi eleştiri olarak da düşünebiliriz; burada kimin eleştirdiği değil, eleştirinin neye yapıldığı daha önemlidir.
Cem: Kant, Saf aklın eleştirisinde, etimolojik olarak anlam sınırı çiziyor. Aklın bildikleriyle, bilemedikleri arasındaki sınırdan bahsediyor.
Eleştiri yapanın, eleştiri yaptığı konuyla ilgili sınırları çizebilmesi için konuya hâkim olması gerekiyor. Bu bağlamda konunun bilgisizinin yaptığına eleştiri demek mümkün görünmüyor. Tenkit bağlamı bilgiye dayanıyorsa eleştiri olarak değerlendirilebilir.
Kiper:İnsanın olduğu her yerde her şey eleştirilebilir; ancak biz eleştirilen konumuna geldiğimizde bunu kabul etmekte zorlanıyoruz. Bunun kültürel olduğunu düşünüyorum.
Eleştiren olunca eli açık, eleştirilen olunca eli sıkı bir tutum sergilememizi nasıl yorumlamalıyız?”
Uhri: Otokritik kültürümüzde pek yerleşik değil, daha çok bir iç vicdani hesaplaşma olarak görülüyor. Olumsuz geri bildirim; genellikle öfke ve tahammülsüzlükle karşılanan bir durumdur.
Kiper: Dilin yapısından mı kaynaklanıyor?
Uhri: Türkçenin söz dizimi eylemi ve özneyi ön plana çıkardığı için tanım yapmayı zorlaştırır; bu durum içine doğduğumuz dil olarak düşünce yapımızı da belirler.
Hüseyin: “Nermi Uygur’un belirttiği gibi düşünmek bir uğraştır; dilin yapısı ulusların düşünce biçimini belirler ve bu durum Türkçe felsefe yapma tecrübesini de etkiler.
Dr. Hüseyin Alıcı: “Eleştiri, yapanın karşısındakini samimiyetle geliştirmeye yönelik bir saptamasıdır; eleştirilen kişi de bunu kendisi için bir gelişim fırsatı olarak görmelidir.
Bizi düzeltmeye yönelik yapılan uyarıları kabullenmek bazen zorlayıcı olabilir; ancak doğru bir şey yapıldığında eleştiri azalır.
Tamer: Eleştirel düşünce çocuklara 4-5 yaşından itibaren öğretilmelidir; zira çoğu insanın hayatı tesadüflerle değil, bu düşünce süreciyle şekillenir.
Eleştiri, anlama ve kavramadan sonra ortaya çıkan bir uzlaşma çabasıdır; menfaatin olduğu yerde dogmalar, menfaatin olmadığı yerde ise gerçek değerler vardır.
Eleştiriyi hangi şekilde dile getirirsek karşı tarafa daha kolay kabullendirebiliriz?
Kanıt arama ve soru sorma süreci olan eleştiri, aslında bilimin de temel tanımıdır ve başkalarının fikirlerine açık olmayı sağlar.
Descartes’ın ‘açık-seçik’ bilgi örneğinde veya diyalektik süreçteki sentezleme çabasında olduğu gibi eleştiri bizi daima ileriye götürmelidir.
Kiper:Örneğin Orhan Veli’nin başını çektiği Garip akımı Hece Ölçüsü ile şiir yazmaya eleştiri getirmiştir. Eleştiriye maruz kaldığımızda bunun sınırlarını ve diğer geri bildirimlerden farkını nasıl ayırt edebiliriz?
Hasan: Dilin yapısı içindeki ‘belirsiz-belirlilik’ çelişkisi eleştiri sürecini de etkiler. Önay Sözer Türkçe için belirsiz belirlilik dilidir, der. Eleştiri karşı tarafa ayna tutmak mıdır yoksa aynanın bize tutulması mıdır?
Garip Akımı ve sonrasında ortaya çıkan akımlar öncekileri eleştirerek yeni bir şeyler ortaya yeni bir şey koydular; aksi takdirde sadece birer tenkitçi olarak kalırlardı.
Kiper:Eleştiri yapan kişinin ne yaptığını ve hangi sınırlar içinde konuştuğunu biliyor olması gerekiyor değil mi?
Kudret: İnsan kendisini her zaman tam olarak tanıyamayabilir; kişi ancak kendi gerçekliği ile olmak istediği arasındaki kesişim noktalarında eleştiriye açık olabiliyor. Bu noktalara ayna tutularak kişinin gelişimini sürdürebilir kılabiliriz.
Kiper:Başkasına tuttuğumuz aynada kişiyi olduğu gibi yansıtmamız mümkün mü?Eleştiri dediğimiz şeyi yaparken nesnel olabilmemiz mümkün mü?
Saim: Nesnel bir değerlendirme yapılmaya çalışılsa bile eleştiri her zaman öznel yargılardan yola çıkarak yapılacaktır.
Uhri: Eleştiri sadece ayna tutmak değil, belki de karanlığa bir ışık tutmaktır. Max Weber’in Duygusal, Gelenekçi, Ahlaki ve Akılcı olarak kategorize ettiği tavırlarımızı düşünelim. Biz eleştiriyi genelde Akılcı tutumumuzla yaptığımızı varsayıyoruz. Farkında olmadan ahlaki veya gelenekçi olabileceğimizi unutuyoruz.
Kiper: “Eleştiren ben ile eleştirilen ben arasında her zaman duyusal ve konumsal bir fark olduğunu düşünüyorum.
Geri bildirim: Video: "Eleştiri Nedir?" - Yamuk Duruş