Erhan’ın hâkime verdiği ifade
Hâkim bey, eşim Dilek on üç kasım günü on altı, on dört ve sekiz yaşındaki çocuklarımızı bırakıp kayıplara karıştı. Ben işyerimdeydim. Kayınpederim telefonuma mesaj attı. Dilek onu aramış, benimle tartıştığını söylemiş. Tartıştığımız konu ne miydi? Ayıptır söylemesi, bir akşam önce evde canım çay içmek istedi. Bir bardak çay koyar mısın, dedim. Ben yorgunum kocaman kızın var, söyle o koysun, dedi. Ben de senin elinden içmek istiyorum, diye direttim. Tartıştığımız konu bu hâkim bey. Her evde tartışmalar olmaz mı? Çok önemli bir konu değil. Ben anlamadım neden böyle yaptığını.
Evet görücü usulü evlendik. Yengemin akrabası olur. Hâkim bey ama ben karımı çok seviyorum. O da beni çok severdi. İnanır mısınız bana her zaman “Bizi aynı mezara koysunlar. Ölünce bile senden ayrılmak istemiyorum” derdi. Hatta yeniden çocuk sahibi olmak istiyorduk. Sonra ne olduysa benden soğuduğunu söylemeye başladı. Ne söylesem öfkelenmeye, bağırmaya başladı. Haliyle ben de öfkelenirdim hâkim bey. Siz olsanız öfkelenmez misiniz? Beni boşa diye tuttururdu. Ben de “aynı evde boşayamam git bu evden hemen boşarım seni” dedim. Ama yapacağını düşünerek söylemedim hâkim bey. Ne zamandır mı benden soğumaya başladı? Tam hatırlayamıyorum ama yaklaşık bir yıl diyebilirim hâkim bey. Karım MS hastası. Bazen birlikte giderdik hastaneye bazen de benden habersiz hastaneye gidiyorum diye çıkardı evden. Onun da yalan olduğunu anladım. Hastaneye gidiyorum deyip gitmiyormuş. Nereye mi gidiyormuş? Bilmiyorum ki hâkim bey. Soruyorum cevap vermiyor. Sen bana güvenmiyor musun diye bağırmaya başlıyor. Mesela on bir kasımda rapor alacağım dedi evden çıktı ama gitmemiş hastaneye. Kaybolduğu gün de hastaneye gitmemiş hâkim bey. O gün çocuklara “babaannenize yemek yapacağım” diyerek evden çıkmış. Sağ olsun. Gitmiş yapmış da yemeklerini annemlerin. Sonra elinde eşyalarıyla ortadan kayboldu.
Hâkim bey internette tanıştığı birileri aramıza girdi. Biz çok iyiydik interneti, telefonu olmadan önce. Çok sonra duydum ben. Orada bir hesap açmış. Başka insanlarla konuşmaya başlamış. Ben telefonda oyun oynuyor sanıyordum. Benim bilmediğim bir telefon hattı olduğunu da yeni öğrendim.
Ne mi istiyorum hâkim bey? Bir bardak su içebilir miyim? (Öksürükler) Ben çocuklarım için buradayım. Amacım onlar annesiz kalmasınlar. Yoldaşları olsun. Annesiz bir çocuk yetiştirmek çok zor bir şey. Çocukların psikolojisini düzeltemeyiz. Ulaşım kartımı kullanıyor. Oradan görüyorum şehir içinde toplu taşıma araçlarını kullanıyor. İşin garip tarafı, iki kişilik bilet basıyor hep. Yanında biri var ama kim olduğunu bilmiyorum hâkim bey.
Dünyalar güzeli üç çocuğumuz var. Biz çok zor yollardan geçtik evliliğimiz boyunca. Ben onun kalbini seviyorum. Özür diliyorum ne hata yaptıysam. Sevmeyen bir insan olsam peşinden koşar mıyım hâkim bey? Dilek gittiğinden beri yemek yiyemiyorum, uyuyamıyorum. Şimdi benimle eve geri dönse bana bayram hediye etmiş olur. Elimden ne gelirse. Allah rızası için. Annemle anlaşamazlardı evet hâkim bey. Bazen kafasını dinlemek için ailesinin yanına gitmek istiyordu. Ben hiç karışmazdım giderdi. Yine öyle bir şey sanmıştım ben. Çocuklar nasıllar diye sorarsanız. Çoluk çocuğumuz perişan. Sekiz yaşındaki kızım hasta oldu. İnanın, küçücük çocuk “annem olsaydı beni iyileştirirdi” diyor.
Keşke internette tanıştığı o insanlara gitmeseydi. Sığınma evine gitseydi. Babasının evine gitseydi. Kimliğini de yanına almamış. Sığınma evine almadılar diyor ama hâkim bey sığınma evine kim gitse sorgusuz sualsiz alırlar olur mu öyle şey? Dilek bana Allah’ın emaneti. Esas şaşırdığım şey Hâkim bey; iki ay sokakta yaşadım diyor. Ben yaşayamam iki ay sokakta bu kadın nasıl yaşadı. İnanmıyorum ben sokakta kaldığına.

Ne iş mi yapıyorum? Fabrikada çalışıyorum. Üç vardiya çalışan biriyim. Çok şükür kazancım yerinde. Paramız evde durur. Her zaman söylüyordum istediğini al harca diye. Eve ne alınacaksa kararı hep o verir. Saklamam ben paramı malımı ondan. Benim ona verdiğim değeri kimse vermez ona. Mesela pazara gideriz birkaç elbise beğenir. Ben hepsini al derim.
Kimden mi şüpheleniyorum? Kulağıma “bir maden buldum” diye bir şeyler demiş onlar geldi. Kendisi itiraf etmedi hâkim bey. Soğudum ben de artık kendisinden. Ben kötü biri değilim. Kafasına bir gün dank edecek. Allah hiçbir şeyi cezasız bırakmaz. Çok pişman olacak. Onun için aileme sırt çevirdim ben. Neden mi istemediler onu hâkim bey? Ailenin tek oğlunun hasta biriyle evlenmesine şaşırdılar. Bana çok değiştin diyor ama asıl değişen kendisi. Ben gece gündüz çalışıyorum. İnternete girecek, başkalarıyla konuşacak zamanım yok ki. Olan zamanımı da çocuklarımla, Dilek’le geçiriyorum. Ama yine de çocuklarla yaşamak istiyorsa ben onlara ev tutayım birlikte yaşasınlar. Madem bu kadar istiyor, boşanacağım. Ama Çocukların velayetini alacağım. Ortadan kaybolunca çok korktum. Bir an önce sağ salim ortaya çıksın ailesi mağdur olmasın istedim. Bana diyemez; dövüyor, sövüyor, aç bırakıyor. Benim hayatımda en önemli kişiler çocuklarım. Eşimi çocuklarım için bulmak istedim. Bu arada hastaneye gidip tedavisini de olmamış.
Bizim ülkemizde kadınların değeri yüksek ama kadınlar bunu yanlış kullanıyorlar hâkim bey. Rahat battı çekti gitti bence. Şimdi yeni yeni öğreniyorum. Yanında kaldığı adam karımın yirmi altı yaşında olduğuna inanmış. Karım kırk iki yaşında. Para işte hâkim bey; insanı her şeye inandırır. (Sessizlik) Ben kötü bir insan değiliz. Çok pişman olacak. Çocukları çok arayacak. Boşanalım hâkim bey. Her şerde bir hayır vardır. Boyun eğmekten başka çarem yok. İstemezdim böyle olsun.
Erhan’ın ablası Hülya’nın hâkime verdiği ifade
MS hastası olduğu için sadece yanına ilaçlarını ve kıyafetlerini almış hâkim bey. İnsan çocuklarını nasıl güvenip bırakır başka birine. Aklı tatile çıkmış bu kadının. Tedavi olması gerek. Annemlerin yemeğini hazırlamış gitmiş. Biz çok iyiydik. Bazen şakayla karışık boşanmak istiyorum derdi. Üzerinde durmazdık.
Çocuklar onu çok özledi. Okula gitmiyorlar. Babasına gitseymiş keşke. Kocasıyla kavga etmiş. Keşke evlenmeselerdi. Herkes karısına böyle değer vermez. Tek istediğimiz ismimiz bir an önce temizlensin. Bizim ailemizden çıksın artık. (Gözyaşlarına boğulur) Ben çok yakınız sanırdım. Şikâyet ederdi abimi bana arada sırada. Bir gün aldım karşıma dedim kocanın parası var; ye, iç, gez. Kuaförüne git. Çocuklarını al gez toz. O zaman da Erhan beni aldatıyor derdi. Ters psikoloji uygulardı bize. Aldatan kendisiymiş hâkim bey. Anneme dördüncü evre kolon kanseri tanısı kondu. Kadın ölümle savaşıyor. Bu kadar işimizin, sıkıntımızın arasında onun ailesiyle de biz uğraşıyoruz, yeter ki ayrılmasınlar çocuklar annesiz kalmasın diye… Elmas’ı ben okula götürüyorum kendi çocuklarımla birlikte. Parklarda yattım diyor ya hâkim bey biz bütün parklarda onu aradık. Bulamadık ama. İnanmıyoruz parkta yattığına. Kaç kez dedim ona da boşanmak istiyorsan beraber gidelim verelim dilekçeyi. Ama hiç gidelim demedi bana. Eskiden beri abimle kavga ederlerdi. Annem ve biz hep Dilek tarafını tutardık.
Dilek’in hâkime verdiği ifade
Kayıp değildim hâkim bey. Eşime dönmek istemiyorum. Ailemi de istemiyorum. Babamın evine götürüp bıraktı beni. Sürekli bana git git diyor. Boşanmak istiyorum dedim. “Sen buradayken boşanamam” dedi. “Babanın evine git” dedi. En sonunda dayanamadım babamı aradım onlara gitmek için. Beni arama kocanı ara dedi. On üç kasımdan beri sağda solda kalıyorum. Defol git dedi bana. Ben bu evliliği bitirmek istiyorum Hâkim Bey. Yenibosna tarafındaydım. İki aydır parklarda, sokaklarda kalıyorum.
On yedi senedir anlaşamıyoruz biz bu adamla. Hâlâ çocuk istiyorduk biz diyor. Ben hastayım hâkim bey, doktor bile izin vermiyor başka çocuğa. Bizim ev hep huzursuzdu. Babam bana gel demediği için iki aydır sokaklarda kalıyorum. Beni rezil etmek için herkese yaymışlar.

Evet hâkim bey internetten yeni insanlarla tanıştığım doğrudur. Oradaki hesabım da yirmi altı yaşındayım. Lâkabımı kardelen çiçeği olarak açtım. Hiç evlenmemiş ve çocuğum yok olarak biliyorlar oradakiler beni. (Gözleri parlayarak, istemsiz bir gülümseme) Yok hâkim bey komik değil gülmedim ben. Kimliğimi almayı unutmuşum hâkim bey. O yüzden sığınma evine ya da otele gidemedim. Otele kimliksiz kimseyi almıyorlar zaten. Sığınma evine de almadılar. Altınları mı? Evet, doğru! babamın bana taktığı iki bileziğim vardı. Onları ve iki küçük altını da aldım evden ayrılırken. Ama geri vereceğim hâkim bey. İlk fırsatta vereceğim onlara altınlarını.
Nasıl mı vereceğim? Çalışırım hâkim bey. Ben tek başıma yaşarım ama çalışmam gerek zaten. Yok hâkim bey kimse yok hayatımda. Kuranı kerim üzerine yemin ederim. Evde hiç huzurum kalmamıştı. On altı yaşındaki kızımı bana düşman etti babası. MS hastasıyım sakatlık geçirdim ama yine bu adamın ve ailesinin işlerini yaptım.
Sokaklarda kalamazsın diyorsunuz ama kaldım. Çocuklarıma hiçbir iş yaptıramıyorum. Yatak toplatamıyorum. Beni hiç saymıyorlar. Babalarından yüz buldukları için bana hiç saygı duymuyorlar. Öfkelendiğimde de üvey anne gibisin, evin huzurunu bozuyorsun diyor bana.
Boşanmak istiyorum dedim kimse ilgilenmedi. Evet doğru. Bana “canın ne isterse al” diyordu ama ben istemiyordum ki. Ben sevgi istiyordum hâkim bey.
Karın hasta git boşa diyordu ailesi. Çocuklara baksın biri bu kadın bakamaz diyorlardı. Kendi evimde sığıntı gibiydim. Artık ne kadar fırçalasak faydasız çıkmaz bu kir bizim dişimizden hâkim bey.
Evlilik hayatımızı eskiden severdim. Bunun ayağını yıkardım helal etmiyorum. Ben ailemden öyle gördüm. Annem de annesine baktı. Babamın ayağını yıkadı.
Her şeye rağmen bana sürekli hastasın diyorlardı. İki senedir internete girmiyorum hâkim bey.
Neden girmiyorum uygulamaya? Bilmem ki gerek duymuyorum hâkim bey. Herkes sağlığın kötüye gidecek diyor ama ben bunlardan uzakta çok iyiyim. Kayıp da olmadım ben. Aksine bomba gibiyim. Emniyet müdürüyle de konuştuk. İyi olduğuma dair imza bile attım. Bir yudum su içebilir miyim?
Değdi mi? Herkes bu soruyu soruyor Hâkim bey siz de soruyorsunuz. Hayatımda ilk defa kendim için bir seçim yaptım. Kimsenin yapamayacağı bir seçimi yaptım. Her şeye rağmen gitmeyi seçtim. Bile isteye kayboldum. İstemediğim yerlerde, istemediğim insanlarla yaşamayacağım ben artık. Ailem de başta olmak üzere herkes bana ne yapmam gerektiğini söyleyip duruyordu.
Murat mı? İnternetten tanıştığım biri. İki senedir telefondan, görüşüyoruz hâkim bey. O gerçekleri fark etmeden ben kimliğimi değiştirecektim. Bunu planlamıştım. Bazı şeyleri anlattım ona kim olursan ol kabul ederim dedi.
Ben onu ölümü göze alarak sevdim. Onu kaybetmemek için gerçekleri anlatamadım. Keşke en başta her şeyi doğru söyleseydim. Keşke direk kadın sığınma evine gitseydim. Her şey ortaya çıkınca, Murat’ın babası beni aradı “başımın tacısın” dedi. Ben onu yine de hâlâ seviyorum. İki ay çok mutlu oldum. On yedi sene kocam beni mutlu etmedi. Kim ne derse desin ben yaşadıklarımdan memnunum. Yaşadığım her şeye değerdi. Murat beni çok mutlu etti.
Herkes soruyor şimdi “çocuklarını kaybetmene değdi mi?” Değdi hâkim bey. Her şeye değdi. Murat beni bırakırsa bıraksın, canı sağ olsun. Yine olsa yine aynı şeyi yaparım. (Uzun bir sessizlik)
Murat’ın hâkime verdiği ifade
İnternet yayınına girdiğinde bu bayan kardelen çiçeği lakaplı, Nazlı isminde, yirmi altı yaşında, babasının hasta olduğunu söyleyen bir kadındı.
Şimdi kocası olduğunu öğrendiğim adamın abisi olduğunu söylüyordu. MS hastası olduğunu söylerdi. Ben bunlara inanarak konuşmaya başladım. İki senedir görüşüyoruz. En son İstanbul’a geldiğimde arkadaşımın evinde kalıyordum. Orada bir problem yaşadık. Maddi durumum da iyi olmadığı için çaresiz kalmıştım. Telefonda konuşurken bana “ev bul birlikte kalırız” dedi. Evden kaçmaya karar vermiş. Altını varmış. Satalım ev tutalım dedi.
Taşınınca isminin Dilek olduğunu öğrendim. Evli olduğunu söylemedi. Bunu asla kabul etmezdim. Boşan derdim.

Yaşının yirmi altı olduğuna inandım hâkim bey. İnandırdı beni. Ben de mağdurum. Sevgi mağduru oldum.
Kimliğini sorduğumda abim kimliğimi aldı sakladı dedi. Kimlik randevusu al dedim. Telefonu düşüremedim dedi. Ben aradım randevuyu ben aldım onun yerine bu seferde gitmedi. (Sessizlik)
Sallanmıyorum. Biraz sıkıştım tuvalete gitmem gerek Hâkim bey. En başından söyleseydi uzak dururdum. Evi tuttuk kirası ödendi. Ben çalışıyordum bu olanlar yüzünden bir aydır çalışamıyorum. Ailem de neredeyse beni evlatlıktan reddedecek. Çok yıprandık. Bugünden itibaren iş bulabilirsem kendi hayatıma bakacağım.
Herkesten özür dilerim. Diyecek başka bir şeyim yok. Artık bu yalanların ortasında kalmak istemiyorum. Kim bu kadın diye sorsanız bana “Nazlı” diyebilirim. Ben Nazlı’ya inandım.
Gerçekleri söyleseydi yolu yordamını bulurduk. Hem kocasının hem benim erkeklik gururumuzu kırdı. Açık olsaydı belki bir şey yapardık. Boşan ondan sonra yapalım her şeyi derdim. Abim beni öldürecek derdi. Abisinden gidip isteyelim dedik.
Ben her şeyi bırakıp gitmek istiyorum. Bugünden sonra unutmak istiyorum yaşananları. Tuvalete gidebilir miyim hâkim bey.

