23.10.2025
Kiper: Soyut Kavramların bu oturumdan “Engel” kavramını ele alacağız. “Engel nedir, sizin için engel nedir?”
Tunç: Birkaç şey aklıma geliyor. Engelli koşu yarışması geldi aklıma. Düz yerde koşmak varken engel ile zorlaştırılıyor. Ayrıca görme engelli bireylerde olduğu gibi fiziksel olarak eksikliğinden kaynaklanan engeller var.
Önümüze çıkan duvar canlanıyor kafamda, olumsuz anlamda. Trafik mesela yetişmeye çalışıyorsak bir engel.
Enginay: Kavram benim için daha çok handikap ya da pürüzle özdeşleşiyor. Engelin zihinsel olarak insanı nasıl etkilediğine bakmamız gerekir. Öğrenilmiş çaresizliğin de engel olabileceğini düşünüyorum. Bu tarafa da bakmamız gerekir.

Hasan: Engel, hem kendimize yaptığımız, dışsal (kültür, yargı, yasalar) olarak da maruz bırakıldığımız kavram. Anlam çeşitliliği var. Hareket alanımızı kısıtlıyor.
Kiper: Etrafından dolanınca engel demiyor muyuz?
Tunç: Aşılsa bile ona da engel diyoruz ancak aşılınca “engellik” durumu ortadan kalkıyor. Bazı engellerin (doğuştan gelen engeller gibi) yanından geçilmesi mümkün değildir.
Kiper: Birlikte yaşamayı öğrendiğimiz şey bize engel olur mu? Örneğin, yerçekimi bize engel midir?
Tunç: Yerçekimiyle alakalı gündemimiz yok. Uzaya gideceksek ya da uçacaksak hatırlıyoruz. Bir şeyin engel olarak görülmesi için yapmak istediğimizin önünde durması gerekiyor.
Kiper: Cam kavanozda sıçrayan pirelerin kapağın sınırından daha fazla zıplamamayı nesillerine aktarması ya da Ünzile şarkısında dediği gibi (korkar yürür gitmez köyün en son çitine, inanır o sınırda dünyanın bittiğine) öğrendiğimiz edindiğimiz inançlar bize engel mi oluyor?
Tunç: Evet. İnançlar, bilgisizliğimiz, duygularımız, korkularımız bizim hareket etmemizi engelleyen sanrılar gibidir.

Engel Nedir?
Kiper: Kendi yetersizliğiyle yüzleşmemek için mi engel kavramını icat etmişiz? Engel neyi gizliyor?
Hasan: Zayıflık ve zaaflarımızı gizliyor. Söyleyince hem içe hem dışa doğru her şeyi yaptığımızı söylüyoruz. Şartlarla ilgili, insanlarla ilgili bahanelerimiz oluyor. Kullanışlı ve yaşayan bir kavram. İnsanlığın gelişiminin duraksamasıyla ilgili, sinsi bir bahane listesi oluşturmamıza yarıyor.
En sert hali oto sansürdür. Bir şeye yetişmek için koşman gerekiyor ama sen yürüyorsun; burada engelinin ne olduğunu sormak gerekiyor.
İhsan: Engelleri aşmak. Bu yaşa kadar bildiğim gördüğüm aştığım aşamadığım engeller var ve herkesin farklı engelleri var. Kendimce engelleri aşa aşa bu yaşa geldim. Herkes farklı bir engel görüyor.
Kiper: Tecrübe diye aktardığımız kıssalar, ilk karşılaşmamızda engel diye tanımladıklarımızla olan ilişkilenişimiz üzerine mi kurulu?
Mahmut: Mahallenin kuralları vardır. Onları engel olarak görmemek gerekiyor. Hukuki engeller var. İnsanlar iki konuda yeterince olgunlaşmamışlar: İlişki yönetimi ve engellerini problem çözme tekniği kullanarak yönetmek. Zihnimizdeki engelle, gerçek engeli senkronize edebilirsek hayatı kolaylaştırırız.

Mehmet: İmtiyazla ilişkilendirdim. Birilerine verilen payeyle ve olanaklarla diğer şeyleri engelleyebiliyorlar. Bir duvar var ve ardında olanlar var. Fiziki engeller var. Işınlanamıyoruz mesela. Dadaistler, rastgelelikle ilgili unsurlar kullanıyorlar. Sanat meseleyi zamana getiriyor. Engellerle hayatı idame ettiren diğer şeyler yan yana duruyor. Engellerimiz daha çok zihnimizde.
Sibel: Her zaman her şeyin negatif düşünülmesine karşıyım. Engelin neden önüme çıktığını düşünürüm. İnsanın farkında olarak o engeli küçültmesi gerektiğini düşünüyorum. Engeller insanı geliştiren şeylerdir ve nasıl görüyorsak öyledir. Doğru bakarsanız, doğruya gidiyor. Bazı engellerin bizi koruduğunu düşünüyorum. Aslında engel diye bir şey yok.
Kiper: Birlikte yaşadığımız engellerin farkında mıyız?
Sibel: Her şeyi bilemeyiz ama hayatta bir buluşumuz vardır, ondan yürürüz. Polyanna değilim ama engelin arkasında ne var diye bakarım. Önce kendime bakarım.


Geri bildirim: 08.Podcast: Engel Nedir? - Yamuk Duruş