074. & 075. Oturum: Keyif Nedir?

Jan Steen – The Merry Family

26.12.202128.12.2021

Editör Notu: İki oturum olarak konuştuğumuz tek oturumda tamamlayamadığınız kavramlardan biri de Keyif kavramıdır. Aşağıda sırasıyla oturum notlarını bulabilirsiniz.

Keyif Nedir (074. Oturum)

Kiper: Bu oturumda “Keyif” kavramını ele alacağız. “Keyif nedir, sizin için keyif nedir?”

Hasan: Keyif, insanın kendi varoluşuyla sahip olduğu duygululuk durumu veya hali olarak tanımlanır; bu durum kimi zaman maddelerin katkısıyla da gerçekleşebilir.

Motivasyonu içeriden dışarıya olabildiği gibi dışarıdan içeriye (ortam, mizansen gibi) gelen etkilerle de mümkün olabilir.

Keyif; huzurlu, rahat ve zevkli olunan bir durumdur; iç dünyamızın sağlığından ve esenliğinden etkilenen bir kavramdır.

Uhri: Mutluluk ile keyfi nasıl ayıracağız? Mutlulukla arasındaki fark nedir?

Tunç: Hazdan aldığımız sonucun neticesi mutluluktur; bedensel ve zihinsel keyfimiz yerine geldiğinde bu durum oluşur. Bu, insanın amaçladığı, hedeflediği ve umut ettiği bir haldir.

Fatih: Keyif duyguyla ilişkilendirilir ancak tam olarak nereyle ilişkilidir? İnsanın belirli bir durumdaki iyi ruh halidir; hem kişinin içinden (coşkunluk hali) hem de dışarıdan gelen içeriklerle ortaya çıkar.

Keyif belirli bir konu üzerindedir; kişinin ruh durumu, doğası ve duruşu kişiye ruhsal bir coşku verir. Duygu olarak mutluluktan ziyade neşeyle ilintilidir.

Uhri: Keyif, kişinin kendini hür ifade etmesi gibi iradi bir durum mudur?

Fatih: İradi bir durum diyemeyiz; olgularla ve belirli durumlarla beraber ortaya çıkar. Keyfe iradi olarak erişilebileceği düşünülmemektedir; o içinizde aktive olur ve irade sonradan gelişir.


A Friend in Need – Cassius Marcellus Coolidge

B Bile Değil: Keyif tek başına bir kavram değildir; Arapça kökenli olan keyif ve zevk kavramları zihinle, anlamla ve değerle ilgilidir. Keyif dokunma, tatma ve koklama duyularıyla (maddi yönü) alakalıyken, zevk görme ve işitme duyularıyla (manevi yön) alakalıdır.

Keyif geçicidir ve arttıkça yorucu olabilirken, zevk kalıcıdır. Yine keyif bir araçla gelirken zevk araçsız bir idrakle gelir.

 İngilizcedeki karşılıkları olarak keyif “pleasure” (pasif), zevk ise “enjoyment” (hareketli) olarak görülebilir. Keyif hayvanda da bulunurken, insanda zevk vardır; zevk sükût etmeyi başarmakla mümkündür ve araçsız bir idraktir.

Uhri: Keyif tek başına üretilen öznel bir şey midir yoksa kitlesel bir yanı var mıdır?

Hatice: Keyif “tasasız bir ruh hali” ve bulunulan ortam ile ilgilidir; zevk ise estetik bir bakış açısıdır.

Kiper: “Bugün hiç keyfim yok” dediğimizde aslında neyi kastetmiş oluyoruz?

Hatice: Bu durum ruh halimizle ilgilidir; ruh halimizin iyi olmadığını söylemeye çalışıyoruz. Bir de zevk orijinal bir keyif iken, keyif bazen bir taklit olabilir.

İsmail: Keyif paylaşılabilir bir durumdur; fiziksel şartlar sonucu ortaya çıkan ruhsal bir doygunluktur. Zevk ile keyif kardeştir; zevk aldığınız iş size keyif verir

Study of a Seamstress in Blue – Anna Archer

Uhri: Keyif almak hoşlanmakla aynı şey midir? Bir sonuç mu yoksa süreç midir?

Mehmet: Keyif hayatın toplamında dimağda gerçekleşir. Keyif ve gam zıt uçlarda olsa da birbirini ve gayreti gerektirir; yapılan bir işin sonucu hesaplanan şekilde olursa keyif ortaya çıkar.

Yol halinde olmak insana keyif hali de verir, insan bunu üst seviyeye taşımak ister.  

Ferda: Beş duyu organından alınan tatmin, haz ve doyum dışında hissedilen zevktir.

Uhri: Keyif anlık yaşanır gibi duruyor. Keyif aynı zamanda acaba geriye dönüp baktığımızda aklımızla algıladığımız bir duygu durumu olabilir mi?

Ferda: Geçmişle ilgili hormonlarda bir salgılama mı, bilmiyorum. Bunun bilinçle ilgili olduğunu hissediyorum; haz içinse olayı tekrar yaşamak gerekiyor.

Uhri: Haz duyduğumuz bir anı tekrar hatırladığımızda, anın tamamını hatırlamasak da duygusunu hatırlıyoruz. Bu hatırlama sırasında hissettiğimiz keyif midir, haz mıdır?

Akın: Keyif, vücut keyfi ve iç keyif olarak ikiye ayrılır; iç keyif eski yaşanmışlıkları düşünerek tekrar keyiflenmeyi sağlar.

Uhri: Keyif bir denge hali midir yoksa dengesizlik hali midir?

Hamdi: Hazza ulaşıldığında o keyif dengede kalır; ancak bunu uzatmak isterseniz keyif için bir dengesizlik yaratırsınız

Uhri: Çikolata gibi maddeler biyolojik olarak haz duygusunu tetikleyen “endorfin hormonunu” salgılatır; yediğimiz ilk çikolata parçacığı ile tetiklenir.

Bu bir nevi adrenalin bağımlılığı gibidir. Biyolojik haz, kişinin kendi varlığını düşünsel olarak hissedeceği bir haz duygusuna dönüşür.

Sanatçılar eserlerini yaratırken keyif alır mı?

Wayne Thiebaud – Cakes

Gökhan: Sanatçılar acı ve sancı çekerler; bu bir zorunluluktur. Ekonomideki marjinal fayda gibi düşünmek gerekir. Belki eserin ortaya çıkışından sonraki süreç için keyif veya hazdan bahsedebiliriz.

Uhri: Keyifli bir anı hatırlarken varoluşumuzla ilgili bir şey mi hissediyoruz? Keyif aldığımız bir anı tekrar hatırlamanın bize faydası nedir?

Ayda: Keyif, tadını çıkardığım şeydir ve varoluş boşluklarını dolduran bir adımdır. Hayat enerjisinin hissedildiği, dışarıdan güdülenebilen bir haldir; hayata macera katar.

Uhri: Keyfi içinde bulunduğumuz ortamdan edinmiş olabilir miyiz?

Kiper: Çevresel etkilerle nasıl haz alacağımızı ve “hazmetmeyi” dış dünyadan öğreniriz. Keyif, elimizde kalan benzer bir şeyi taklit etmek veya yinelemek olabilir.

Keyif, hazzın doruğuna ulaşınca verilen bir mola veya içilen bir “keyif sigarası” gibi deneyime yaklaşmayı ifade eden bir kelimedir; zamansal ve eylemsel bir bütünlüğün özetidir.

Hazzın doruklarına çıktığımız zamanı anı olarak çağırırız, sonrasında içilen keyif sigarasını çağırmayız. Kişiye ait olan ve o an içinde biricik olan bir durum keyif.

Le Sommeil (The Sleepers) – Gustave Courbet

İnsanlar bazen hazzı yaşamak için güvenlikten uzaklaşabilirler, keyif için aynı şeyin geçerli olduğunu düşünmüyorum çünkü tekrar edilebilen/ tekrar çağrılan bir şey olduğunu düşünmüyorum.

Uhri: Kedinin “keyifli hali” umut ve beklenti içinde olmasıdır.

Hasan: Geçmişten bu ana çağırdığımız anılarımızın tortuları simüle ederek “keyfim yerine geldi” deriz. Yine anda olan gelişmeleri geleceğe doğru projeksiyon yaparak umudu çağırırız. Umut bizi yine keyfe götürür.

Uhri: Keyif aldığımız bir anı yaşarken geçmişle, umutla da bağlantılı bir eylem, duygu durumu içindeyiz. Hatırlarken keyif diye bahsettiğimiz şey hazların toplamı mı? Keyfi nereye yerleştirelim?

 Ferda: Kahve kokulu bir akşamda hissedilen mutluluk “boş levha” (tabula rasa) gibi değildir; geçmişle reel bir bağlantı kurarak keyif duyulur. Burada haz sebep, keyif ise sonuçtur.

Uhri: Hafıza kaybı yaşayanlar bile yeni davranışlar ve keyifler edinebilir…

 B Bile Değil: Keyfiyette uyum, ölçü veya denge yoktur; dayatmalar olmadığında kişisel yorum ve keyfi yaklaşımlar devreye girer. Bu durum, bilgiyle ilişki kurmadan yükü sırtında taşımak gibidir ve bu yükle ortak nokta bulmak, uzlaşı sağlamak mümkün değildir.

Kiper: “Keyfe keder” ifadesinde olduğu gibi dil yolculuğun belirli bir hareket veya kişisel hedef noktası olmamalıdır. Dil yaşayan bir kavramdır.

B Bile Değil: Mecaz anlamın, gerçek anlamın önüne geçmesini doğru bulmuyorum.

Ayda: Keyif vermenin zıttı kabak tadı vermektir.

Jack Vettriano – The Singing Butler

Uhri: Keyif durumlarının bir hiyerarşisi var mıdır?

Nazenin: Keyif rekabetle ve hiyerarşiyle alakalıdır; çeşitliliği maksimize etmek keyfi de maksimize eder. Çeşitlilik arttıkça keyif de artar.

Uhri: Keyif bir şeye sahip olma duygusuyla mı ilgilidir?

Hatice: “Zevkim kaçtı” değil, “keyfim kaçtı” deriz; keyif bir duygu durumudur. Niye keyfimiz kaçıyor? Keyif insana has bir durumken zevk ayrıcalıklı bir durum.

Uhri: Keyif, insanın icat ettiği bir tanım mıdır? Keyif paylaşılan bir şey midir yoksa öznel midir?

Feyza: Keyif alamama durumu olan “unhedoni”, depresyon belirtisidir. Büyük bir hedefe taksitlendirilmiş küçük umutlarla ve adımlarla gidilmelidir; aşırı kolaylık rehavet yaratır.

Çaba göstermek ve risk almak dopamin seviyesini artırarak keyif sağlar. Doğru eylem ve yöntemle haz merkezlerini azar azar doldurarak keyif alınabilir.

Uhri: Tembellik yapmak aslında keyifle ilgili bir eylem midir?

Feyza: Tembellik yapmak için alan açmak bile başlı başına bir çaba ve uğraştır.

Hamdi: Keyif kişiseldir; Dostoyevski’nin kumarda kaybettikçe oyunun pekişmesi örneği gibi, keyfin hastalık boyutu da olabilir.

Children on the Grass – Damian Callan

Uhri: Davaya adanmışlarda acıya rağmen bir derviş sabrı ve algısı mevcuttur. Bu da bir keyif midir?

İsmail: Bazı ruhlar acıdan beslenir; keyif ruhun hazza ulaşmasıdır. Coğrafya kederdir; bomba yağarken keyif alınmaz. Ancak bir durumu kanıksamak keyfi engeller; bazen başkalarının üzüntüsünden de keyif alınabilir.

Uhri: Sağlıktaki keyif algısını nereye yerleştirmeliyiz?

Mehmet: Tasavvufta çilehaneler, keyfi sonraya bırakmak için vardır. Serkeşlik, kötünün olmamasından duyulan keyiftir. Freud haz tanımını komplekslerin ayıklanmasıyla; Hedonizm ise Epikürist felsefe ile ilişkilendirir. Sanattaysa (Michelangelo, Van Gogh) hep bir şeyler katma çabası ve çözümleme mevcuttur.

Uhri: Montaigne “Denemeler” için 12 yıl çalışmıştır. Brahms eserine öylesine âşıktır ki olumsuzlukları sükûnetle karşılar…

Hasan: Kültür ve dil bazı şablonlar oluşturur; memeli beynimiz hazza odaklansa da “keyif” insana (Homo sapiens) ait bir kavramdır. Sosyal statü ve şablonlar keyif algımızı etkiler.

Uhri: Sosyal ve idari roller keyif almamızı kısıtlayabilir mi?

Gökhan: Bu durum “sapiens’in şımarıklığı”dır; çölde suya ulaşmak ihtiyaçken, 30 derecede duş almak hazdır. Ayakların yıkanması keyiftir, keyif kahvesi veya sigarası gibi eylemler mevcuttur; keyif belirsiz bir kavramdır.

Uhri:  Programı açtığın  “keyfin yerinde mi?” sorusuyla aslında bizlere ne soruyorsun?

Kiper: Bu soru, temelde alacağım cevabı önemsediğim, kişinin bedensel ve bilişsel esenliğini merak ettiğimi gösteren bir sorudur. Genel geçer ve cevabını aslında merak etmediğimiz nasılsın sorusundan bu yönüyle ayrılır.

Sanatçılar yaptıkları işten haz duyar ve zevk alırken, eserlerine maruz kalan bizlerin hissettiği şey keyif almaktır. Birlikte vakit geçirdiğimiz oturumlarda kişilerin “zevk alma” halini merak edemem ama keyif almaya uygun durumda olup olmadıklarını sorabilirim diye düşünüyorum.

Mesut: Keyif, bireyin toplumsala olan kişisel itirazıdır.

12

Image 4 of 19

Keyif Nedir (075. Oturum)

Tunç: Keyif ve zevk ayrımı üzerinden; insanın hayatı içerisinde keyifli ve keyifsiz olma durumları mevcuttur. Bu mental olarak insanın tasasız hali olarak düşünülebilir.

Zevk de aslında kişinin keyifli olduğu anlarda hissedilir. Keyif, asıl sohbete eşlik eden bir moddur ve genellikle kısa sürelidir. Mesut’un belirttiği üzere, bu konuya felsefi bir çerçeveden bakılmalıdır.

Georges SeuratA Sunday Afternoon on the Island of La Grande Jatte

Kiper: Zevkin tortusu olarak tanımlanmasına kendimi daha yakın hissediyorum. Eğer bir şeye rağmen keyif alınmıyorsa, yani engeli yoksa, bunun haz olarak da düşünebilirim. Eylemler de hesaba katıldığında, insanın keyfinin kolay kolay kaçmayacağını düşünüyorum.

Mehmet: Sanatsal bağlamda insanın bir itirazı olduğunu ve bu eksikliğin içinde başarıyı tatlandırmanın hazzı bulunduğunu düşünüyorum. (Caravaggio’yu sanatsal bağlamda örnekleyerek şarkı sözlerinden kesitler sundu.)

Bu sözleri dinleyerek haz duyulabileceğini, keyifle dinlendiğinde kişinin kendini keyifli hissedeceğini ve itiraz halindeyken bile bu durumun kişiyi keyiflendirebileceğini düşünüyorum.

Kiper: (Anthony Hopkins’in filminden bir örnek vererek) “Keyfin kısa olmasını aklımızda tutup, geri kalanı unutmamıza ne dersiniz?

Hasan: Çoğu insanın boşluğu önemsemez, ancak çizgileri ve harfleri büyüterek onları daha okunur ve belirgin hale getirir. Keyif o boşlukları doldurma şeklimiz olabilir.

İhsan: Keyfim şu anda yerinde! Örneğin şu an burada bulunmak benim için keyifli ancak 10 dakika sonra gideceğim ve bu durum bir anda tersine dönecek

David Hockney – A Bigger Splash

Kiper: Da Vinci’nin imzası olan eser sayısının 17 olduğunu biliyor muydunuz? Bu arada hareketle Da Vinci için keyfine düşkün bir tembel mi diyeceğiz?

Uhri: Tembelliğin aslında yanlışlıkla keyif sanıldığını düşünüyorum. Tembellik aslında yedi ölümcül günahtan biridir.

İnsanın özünde tembel bir genin bulunduğunu ve Mesut’un eğilim ve davranış kalıpları yaklaşımına karşılık bunun pozitif bir tutum olarak değerlendirilebileceğini düşünüyorum.

Durumun içinde hem akıl var hem de akılcı olmayan unsurlar var. Oblomov örneğinde olduğu gibi kişinin “Ben böyleyim, siz de beni böyle kabul edeceksiniz” demesi keyiften fazlasıdır.

Kiper: Anladığım kadarıyla tembellik, seslendirilmeyen bir başkaldırı gibi görünüyor. Bunu keyiften nasıl ayırt edeceğiz?

Uhri: Toplumun ayıplanmasına rağmen kişinin bir tercihte bulunması, bir başkaldırı niteliği taşır ancak bu durumun tam olarak net değildir.  Tembellik pasif bir duruştur ve duruş cinsiyetler arasında bile farklılık gösterebilir.

Ferda: Tembelliği bir sanat olarak görüyorum. Oblomov eserinde karakterin neden hiçbir şey yapamayacağını anlatır ve bu durumda bir mutluluk / neşe yoktur.

Kiper: Tembellik bir durum mudur yoksa eylem midir?

İsmail: Tembellik hem bir durum hem de bir eylemdir ve tembel tembellikten keyif alır.  Beş dakikalık bir kestirmenin tembellik sayılır mı?  Hayata karşı bir eylemsizlik varsa bunun adı tembelliktir. Bezgin Bekir’i de hatırlamadan geçmeyelim. Keyif görecelidir ve satın da alınabilir.

La Reve or The Dream -Pablo Picasso

Hakan Kılman: Tembelliği keşfediyor muyuz yoksa yaratıyor muyuz? Neye göre tembellik olduğu kanısına varıyoruz? Ben tembelliği biraz ritim olarak görüyorum. Tembellikte alan daha çok bana ait ve tembelliği amacına ancak ben ulaştırabilirim. Zevkse ancak karşı tarafla aynı rezonansa ulaştığımda mümkün oluyor.

Kiper: Sanat izleyicisinin keyif alır fakat bir konserde etkin bir rol üstlenen sanatçı haz duyar. Algıların açık olduğu anlarda keyfin aktif bir sürece dönüşür mü?  

Hakan Kılman: Hazla baş başa kaldığım o tuhaf anın bitmesini hiç istemem. Zevk ve keyif, önceden sunulmuş hazır şeyler değildir. Ne olduğunun bilincinde olarak çıkılan birer yolculuk gibi düşünülebilir.

İlhan: Eylem yapmaya karşı bir isteksizlik varken, tembellik yaparak keyif alındığına inanmıyorum. Temizlik yaparken bir mutluluk duymaz mı insan?  Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ını da anmayan geçmeyelim.

Hamdi: Garfield’ın “Hiçbir şey yapmamak için her şeyi yaparım” sözüyle sohbette bir gülümseme oluşmadı mı?  Tembel insanlar aslında keşfetmeye en düşkün olanlarımız olabilir.

B Bile Değil: Bazı sözcükleri anlamını abartmadan veya şişirmeden kullanmak benim için önemli. Zevk ve keyif ayrımının bireyin kendisiyle ilgili olduğunu, bu noktada nicelik ve nitelik farkının önem kazandığını düşünüyorum. Kısa süreli ve hak edilen keyifler de mevcuttur.

Kiper: Haz, zevk ve keyif kavramları üzerine; insanın ilk kez deneyimlediklerini hafızasında bir mühür gibi sakladığını düşünüyorum. Umarım bu akşam mühürlerinizin tozunu almışsınızdır.

Keyif2_1

Image 1 of 3

Yorum bırakın