083. Oturum : Tabu Nedir?

06.02.2022

Kiper: Soyut Kavramlar Oturumlarının 83.’sünü gerçekleştirdiğimiz bu akşamki buluşmamızda “Tabu” kavramını ele alacağız.

Umarım keyfiniz yerindedir, herkes için her şey olabildiğince yolundadır.

Tabu nedir, sizin için tabu nedir?”

Tunç: Toplumdan topluma değişkenlik gösteren, toplumun kişileri bir eylem, söylemden uzak tutmak için geliştirdiklerinin bütünüdür. Bir nevi yasak olarak değerlendirilebilir

İhsan: Tabu aslında yıkılması gereken bir şeydir. Ben başkalarının koyduğu tabuları yıkarım ancak benim de kendime göre vazgeçemediğim kırmızıçizgilerim var.

Ferda: Tabu, nedeni sorgulanamayan sosyal yasaklar bütünüdür. Bunun cezası hukuk sistemi tarafından değil, bizzat toplum tarafından verilir.

Ersen: Her toplumun kendine göre tabuları vardır ve çoğu zaman kutsanan şeyler tabulaşır. Bu durum bazen insanların birbiriyle sessizce anlaşmalarıyla da ortaya çıkabilir.

Kiper: Toplum için veya içinde yaşadığımız bilgi göz önünde bulundurulursa gerçekten ihtiyacımız olan bir kavram mıdır?

Ersen: Bilgi çağında yaşıyor oluşumuz ancak büyük çoğunluk hala bilgiye ulaşamıyor.

 Oli: “Tabu dediğimiz noktada kavramlardan bahsetmeyi bırakmalı ve onları hissetmeliyiz, çünkü en tepede o vardır. Eğer düşündürülmek isteneni anlayamazsak, tabu dediğin şey gerçekleşir. Hissettiğin şeyiyse her zaman anlayabilirsin.

Kiper: Ersen’in dediği çıplaklaşma isteği örneği üzerine düşünürsek; tabu dediğimiz şey acaba üzerimize giydiğimiz kıyafetler midir?

Uhri: Evet,  ama giydiğimiz değil giydirildiğimiz kıyafetlerdir.

Bunlar içine doğduğumuz yasaklardır. İçine doğduğumuz kültürün, sorgulanması yasak olan ve bir arada yaşamaya mecbur olduğumuz için bu yasaklılık halini kendiliğinde onaylamamızı beklediği elbise niyetine giydirdikleridir.

Kiper: Bu kısıtlamalar zamanla yıkılıveriyor. Sanat ve simgeleri de kimi zaman yasaklanıp tabulaşabiliyor. Bu durum bir ihtiyaçtan mı kaynaklanıyor yoksa işin içinde başka bir el mi var?

Mesut: Çünkü tabuları seviyoruz ve orada bir yaşamanın kolay olduğunu görüyoruz. Bazen öyle bir şey oluyor ki, bu durum toplum ve aile için iyi sonuçlar doğurmuyor.

Bu, “tabu olmadan önce ne oluyordu?” sorusuna benziyor. Acaba bir şey en başından mı tabudur yoksa sonradan mı o yola girer?

Kiper: Tabunun iktidarla bir ilişkisi mi var? Devletin de kendine has tabuları olur mu?

Hasan: Tabunun birtakım korkuların maskelenmesi olduğunu düşünüyorum. Esas görünmesi gerekenin görünmemesi için tabunun içine bir dokunulmazlık zırhı yerleştirilebiliyor.

Kiper: Hatırladığınız veya tanık olduğunuz, bir çocukken karşılaştığınız ilk tabu hangisidir?

Mehmet: Herhalde ilk tabu, çocuğun sınırlarını belirlemek için evde oluşturulanlardır; bu durum ister istemez kendiliğinden ortaya çıkar. Hegel’e göre mi yoksa Lacan’a göre mi tabuların oluşumu gerçekleşiyor, bu tarafa da bir bakmamız gerekir.

Eyyüp: Çocukken birçok kitabı karaladığımda kimse ses etmezken bir kutsal kitabı karaladığımda verilen tepki benim tabuyla ilk karşılaşmamdır.  Tabu bu bağlamda bir düzen sağlayıcı olabilir; değişim hem birey hem de toplum için koruyucudur.

Eski zamanlardan kalan bazı tabuları batıl inanç olarak devam ettirebiliyoruz. Bence asıl soru biz sonraki nesiller için hangi tabuları oluşturuyoruz ya da onlara hangi tabuları miras bırakacağız? 

Egon Schiele – Self-Portrait Masturbating

Kiper: Bireyin tabu yaratma gücü var mı? Yoksa tabuları toplum olarak mı üretiyoruz?

Hasan: “Bugünün üretim anlayışı adına insanları belli kalıplara sıkıştırma çabalarımız bu bağlamda geleceğe tabu olarak aktarılacak olabilir.

Kiper: Cinsellik içinde bulunduğumuz yüzyılda hala çeşitli düzeylerde ve çeşitli kültürler için bir tabu halinde. Bu konudaki tutarsızlıklar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Mesut: Bunu her dilde ve her kültürde yapıyoruz. Örneğin Hollanda’da birisi eşi için “bize ait olan” ifadesini kullandığında, bunun çok eski bir deyiş olduğu söylenmişti. İnsanlar tabuları özellikle cinsellik üzerine kuruyor; sanki tabunun bir paketleme işlevi var.

Eyyüp: Bu tabu niye oluşmuş olabilir? Ne oldu da insanlık cinselliği tabu yaptı? Belki de nüfus planlaması ve akraba evliliğini engellemek adına bu tabu tuttu.

İnsan kendi doğası dışında tek eşli yaşam kültürünü tercih edince toplum olarak bir arada durabilmek için belirlediği kurallar tabuya dönüşmüş de olabilir.

Kiper: İnsanlar sevişemeyince biriken enerji nereye gidiyor?

Eyyüp: Toplum sana sınırlar koyar. Cinselliğin toplumsal karşılığında olması gereken kurallar vardır; örneğin evliysen veya sevgilinle birlikte olduğun size ait belirli bir yatak varsa, o yatak odasında veya o yatakta bir başkasıyla olman tabudur.

Mesut: Mesela bir horozun her tavukla sevişmesi doğası gereği hakkı mıdır? Sanki doğa ile medeniyet arasında bitmek bilmeyen bir savaş var. Ve bu savaşı bizim medeniyeti destekleyen tutumumuza rağmen doğa kazanıyor. Doğaya rağmen kural koymak, değerli bir amaçtan ziyade medeniyet algısı için yapılıyor.

Tabu Nedir?

Uhri: Tabunun iki temel rolü vardır: Birincisi sorgulanamaz olduğu konusunda bir uzlaşı olduğunu hissettirmek, ikincisi ise yasak olanın sarsılmamasını sağlamaktır. Tabu ile tabulaşmış kavramları birbirinden ayırmalıyız.

Geldiğimiz noktada tıpkı 19 yüzyılda köleliğin yıkılması gibi tabularımızı yıkabileceğimize inanıyorum.

Kiper: Ensest tabuya nasıl ve neden dönüşmüş olabilir?

Yiğit: Ensest kavramına girmek istemem. Kaçıncı dereceye kadar tabudur, kaçıncı dereceden sonra tabu olmaktan çıkar, oluşabilecek genetik aksaklıklara göre belki tıbbi bir sınıflama yapılabilir. 

Canlılar dünyasını düşündüğümüzde bu kavram söz konusu olduğunda insanın tutumunun anormal kaldığını söyleyebilirim.

Kiper: Kavramın içeriğini bilimsel bir gerçeğe yaslayarak tabunun içeriğini güçlendirmiş olmuyor muyuz?

Yiğit: “Tabuda aslında bir gerekçe yoktur; size şeffaflığı sanat ya da bilim verir. Bilim kendi başına tabu yaratmaz.

Ferda: MÖ 2000’de Çin’de zina bir tabuydu ve hem kadınlar hem de erkekler bu konuda ceza alıyordu.

Kiper: Toplumda infial yaratacağı gerekçesiyle yayın yasağı getirilen demeçler veya hikayeleri bu tercihle tabu olmaya mı itiyorlar?

Mesut: Bir şeye önce âşık oluyoruz, belirli bir zamandan sora bu tabuya dönüşüyor. Tabulaşma süreci büyük bir silsiledir ve zamanla değişir.

Çocuklar için “sobaya dokunma” cümlesi tabunun ete kemiğe dönüşmüş halidir. Yine de sözün ne demek istediğini sobaya dokununca anlarsın.

Toplum bireye sadece somut değil, soyut tabular da yaratır ve bunu inceden inceye işler.

Hakan: İslamiyet’te Peygamber’in resminin çizilmesi bir yasaktır, tabudur. Buna uyulur ve bu tutarlı bir tavırdır. Ancak farklı dinlerde böyle bir tabu olmayabiliyor. Peki, bu konudaki saldırganlık nereden geliyor?

Hasan: Orada tabudan ziyade “Kutsal’dan” söz etmek gerekir. Tabu, aslında maskelenen bir kutsaldır; herkesin ve her şeyin üzerine örtülen mat bir örtü gibidir.

Yiğit: “Bir durumun yaygınlaşması ve tabu olarak kalması söz konusu olabilir. Resmetme eyleminin tabu oluşunu nereden ve nasıl öğrendik? Bu hayatımıza nereden girdi? Bir çizim gerçeği bunca zamandan sonra ne kadar doğru yansıtabilir. Bu aslında saygının tabulaşmasının bir örneği olabilir.

Uhri: Bu tabular bize ne yapıyor? Bize boyun eğmeyi, itaat etmeyi ve emir almayı öğretiyor. Tabular sayesinde çabuk öğreniyor olabilir miyiz?

Ferda: Bu durum aslında bir sosyal terbiye değil midir?

Kiper: Konunun tabuya hapsedilmesinden ziyade, ortada cereyan eden bir olay var. O kırmızı perde açıldığında hukuku da işin içine kattık.

Her şey tabu değildir ama bireyin tanımladığı her şey de bir nevi tabu değil midir? Tabular sadece toplumsal değil, bireysel temelli de olabilir.

Hasan: Bölgesel olarak veya farklı gelenekten gelen aile yapılarının da kendilerine has tabuları vardır.

Eyyüp: “Hırsızlık bir tabu değildir ancak yasaktır. Ulu orta sevişmek yasaktır ama sevişmeyi konuşmak tabudur. Başta söylediğim fayda zarar ilişki analiziyle daha rahat kavramı anlayabiliriz.

Yiğit: Referans noktamızı doğru bir yere koymamız gerekiyor.

Yıldır: “Freud, ‘Totem ve Tabu’ eserinde bu konuyu psikolojik bağlamda açıklamıştır. Tabu gücünü gelenekten alır. Toplum, kendi varlığı için bazı şeyleri tehdit olarak görür; bunları dini olarak kutsallaştırır veya nesli korumak adına yasaklar.”

İnsanın bir ‘insanlaşma’ kaygısı vardır, sürekli insan olmaya çalışır. Bu isteği doğrultusunda da bazı şeyleri tabulaştırır.

Sema: “Tabular ilkesel değildir, itkiseldir ve atasal olarak oluşur.

Hasan: “Antropologlara göre soy ağacını takip edebilmek adına bir kültürel bütünlüğe ihtiyaç duyuyoruz. Bu topraklarda töre adına cinayetlerin işlenmesi üzerine de düşünmemiz gerekir.

Ferda: Kişisel tabu kavramını hiç bilmiyorum ama kişisel batıl inançların varlığını biliyorum.

Eyyüp: Bazı konuları düşünmekten vazgeçmemizin nedeni d tabu olabilir.

Kiper: Duygu dünyamızda tabunun karşılığı utanç olabilir mi?

Yorum bırakın