237. Oturum : Kolaycılık Nedir?

28.12.2023

Kiper: Soyut Kavramlar Oturumlarının 237.’sini gerçekleştirdiğimiz bu akşamki buluşmamızda “Kolaycılık” kavramını ele alacağız.

Umarım keyfiniz yerindedir, herkes için her şey olabildiğince yolundadır.

Kolaycılık nedir, sizin için kolaycılık nedir?”

Tunç: Bizde diğer dillerde olmayan “kolay gelsin” deyişi önce aklıma geldi. İşin rast gitsin, akkan gitsin demek için kullanırız. Bu kavramı daha çok sorumluluktan kaçma, dik durmama, karşı çıkmama, olanla birlikte gitme hali için kullanıyorum.

“İşinden memnun değilsin, bu kenti sevmiyorsun” der ya şair. İşte bütün bunlara itiraz etmeme halidir. 

Eyyup: Zorun karşılığı kolaycılık değil sanırım. Kolaycılık ile kolay aynı şey değil bence.

Uhri: Kolay ve kolaycılık kavramlarını ayırmak gerekir. Kolay bizim doğayla olan kavgamızı gizleyen kavramlardan bir tanesi ancak doğada kolaycılığın bir karşılığı yok gibi duruyor. Kolayın zıttı zordur ancak kolaycılığın bir zıttı yok sanırım. Kolaycılık, etiket gibi dışarıdan yakıştırılan bir niteleme sanki.

 Su akar yolunu bulur, bir direnç olmadan varlığın sürmesi anlamında kullanıyor olsa da doğayı insanlaştırarak yaptığımız metaforlardan bir tanesi.

-.-: Kolaycılığın zıttı zorluğa katlanmacılık olabilir. Oblomovluk ve kolaycılık farklı kavramlardır. Oblomovluk; tembellik, pasiflik ve sorumluluklardan kaçınma eğilimini ifade ederken, kolaycılık genellikle bir şeyi basitleştirmek veya daha az çaba harcamak amacıyla yapılan bir tutumu yansıtır.

Gülseren: İlk aklıma gelen hazıra konmak oldu. Teknoloji bir kolaycılık mı, emin değilim. Sinema sektöründeki popcorn diye nitelenen filmler ya da sabun köpüğü işler bir anlamda bu kavramı karşılıyor diye düşünüyorum.

Bir şeyi değiştirmek için emek vermek yerine yalnızca slogan atarak ya da beylik lafları tekrar ederek savunma yapmak da bence bu kavramın en iyi örneği olabilir.

Toplama bilgiyle, mirasyedi gibi elindekileri yamalı bohça haline getirerek yeni bir iş yaptığını iddia etme hali de yine kolaycılığa örnek olabilir.

Ömer: Duchamp, nalburdan aldığı pisuarı sanat eseri olarak sergiye gönderdi. Bu şimdi kolaycılık mı?

Ferda: Hayır, geleneksel sanat anlayışına bir meydan okumadır bence. Mezar kazmak da emek ister, potansiyelini gömüyor olsa bile.

Erkan: Kolaycılık; kolaya kaçmak, göz boyamak, taklit etmek, öykünmek ve efor harcamadan kopyacılık yapmaktır. Resim yapanlar kopyacılıkla eğitim görür ama bu orijinal değildir ve orijinale benzemesi için çok çaba harcanır.

Kolaycılık Nedir?

Petek: Basit ve kolay ayrımını da yapmamız gerekir. Kolaylıkla ve neşeyle bir işi yapmak başka bir şeyken kolaycılık apayrı bir yere gidiyor.

Ömer: Bir zanaatkar için güğüm yapmak kolaydır. Bunu yapınca kolaycılık mı yapmış olur? Peki, öğrencinin işi öğrenmektir. Öğrenince kolaycılık mı yapmış olur?

Sultan Deniz: Bahsettiğiniz kolaycılığı seçmek uzun vadede işleri zorlaştırıyor. Sorumluluk almak aslında işleri çok kolaylaştırır. Öğrenmek uzun vadede işe yarayacak ve hayatı kolaylaştıracaktır, dolayısıyla öğrenmek “kolay” olandır.

Başka türlüsü kaçmak olur ki bu kısa vadeli bir kaçıştır ve uzun vadede büyük sorunlar çıkarır.

Ömer: Kaçarsa, yani öğrenmezse kolaycılık mı yapmış olur? Hangisi kolay; öğrenmek mi öğrenmemek mi? Ben sonuçla ilgilenmiyorum, eylemin kendisini soruyorum.

Sultan Deniz: Soru eksik bence, hangi bağlamda sorduğunuzu bilmemiz gerekiyor. Eğer bağlam yoksa, öğrenmemek işin kolayına kaçmak değildir.

Ferda: Öğretemeyen bir yetenek veya uzuv eksikliğinden mi öğretemiyor? Neden öğretmeyen değil de öğretemeyen?

Ömer: Öğretme işi öğretmene aittir. Öğretememek kolaycılık mıdır? Basit bir cevap: Derse girip susabilirsin ya da fıkra anlatıp çıkarsın. Kolay ama kolaya kaçan bir tavır. Sorumluluğun öğretmektir ama herkese öğretmek değil, bir kişi öğrense yeter.

Ferda: Bu durum öğretmeyen olur, öğretemeyen değil. Burada bir tercih var ve bu bence tembellik veya sorumluluktan kaçmaktır. İhmal kolay değildir, beni vicdanen huzursuz eder.

Kolaycılık nedir?

Ömer: İhmal etmiş olmuyorsun, sistem ne diyorsa onu yapıyorsun. Vicdanla ne ilgisi var? Türkçe bilmeyen öğrenciyi sistem zaten istemiyor, yok sayıyor.

Sultan Deniz: Sistemin dışına çıkabilmek, tamamıyla olmasa da mümkündür.

Mesut: Ben bunun medeniyetin hastalığı olduğu düşünüyorum. Mottosu da belli: “Yapılmışı var!” Sandalye tepesinde bir yaşam sürme kolaycılığına öyle kapıldık ki serüven peşinde koşmayı bıraktık.

Anlamın hareketin içinde kendiliğinden var oluşunu bir kenara bırakıp sandalye tepesinde anlam derdine düşme işidir.

Tunç: Sorumluluk almamak da bir kolaycılık değil midir?

Ferda: Kolaycılık, kendi potansiyelini gömmek üzere mezar kazmaktır. Ayak izlerinden yürümek kolaycılık mıdır?

Ahmet: Mutlak kolaycılık dışında bir de “seçilmiş kolaycılık” olduğuna inanıyorum. Spesifik konularda kolaycılığa kaçıp, kendin için daha özel olan konularda kendini zorlamak; yani zamanı ve kaynakları daha efektif kullanmak.

Ancak her şeyi zor yoldan yapmayı seçmek efektif değildir, bu şekilde çabalayıp çöken insanlar gördüm.

Kolaycılık Nedir?

Bir diğer taraftan kısa yoldan voliyi vurma derdinde olanların da yöntemidir. Kolaycılık gündelik hayatta hak etmemekle ilişkili olarak daha sık karşımıza çıkıyor.

Ferda: İnsan o kaynakla kendini zorlayarak neler çıkarabileceğini merak etmez mi?

Ahmet: Mitlerde, hikayelerde erkekler hep zorlanarak kadını elde etmiştir; Ferhat’ın dağı delmesi gibi. Bu nedenle kolaya kaçan erkek sevilmez. Bir arkadaşım sırf üç yıl emek verdim diye sevmediği biriyle evlenmişti.

Kolaycılık Nedir?

Ferda: Eylemsizlik kolaycılık mıdır?

Ayda: Kavramın anarşist bir kavram olduğunu düşünüyorum. Basit olanı yapmak hiç kolay değil. Kolay olan da aslında hiç kolay değil. Savaş Sanatını hatırlayın. Ne kadar basit görünüyor ve ne kadar kolay gibi görünüyor.

Daphné: Bir “şey” kime göre zor, kime göre kolay?

ZEYNO: Kolaylıkla elde edilen her şeyin büyüsü çabuk bozulur. Heyecanımızı ve merakımızı diri tutanlar genellikle zor elde ettiklerimizdir.

Uhri: İnsan emeğini sever; emek vermeden kolayca elde edilen değeri noksan görür.

Hasan: Aslında kavram enerji ve zaman optimizasyonuna işaret ediyor. Yine de biz bunu bir yetkinlik olarak değerlendirip onun üzerinden konuşuyoruz. Kuralları manipüle ederek gerek yeter koşulun altındayken gerek yeter koşulu sağlayan hale gelmiş gibi olmayı konuşuyoruz.

İnsan doğası gereği en kısa yoldan hedefe ulaşmaya meyillidir. Bu nedenle parklarda, bahçelerde tasarlanmamış yollar oluşur.

Kolaycılık Nedir?

Mahmut: Kısaca Hasan’ın işaret ettiği gibi hipotenüsü kullanma ve içinde bulunduğu şartlara itiraz etmeme halidir.

Yıldır: Pozitif bilimlerde, ticarette veya politikada sonuca odaklıyızdır ve kolaycı olmak veya kolayı seçmek gerekir. Ancak estetik yaratı sürecinin sonuca odaklı olmaması bağlamında kolaycı olmaması gerektiğini düşünüyorum. Estetik, kolay-zor konseptiyle yaklaşılmaması gereken bir alan.

Ahmet: Pozitif bilimler konusunda mutabıkız. Sanatta sürecin ne kadar kolay gerçekleştiği görecelidir. Örneğin Banksy eserleri kolayca yapılmış gibi görünse de derinliği çok yüksektir. Bu alanda kolay-zor kavramları çöküyor.

Yıldır: Zorlanılarak, emek verilerek elde edilen her zaman daha değerlidir. Aşk işleri estetik alandan daha da zordur. İnsan o alanda “masalsı olanı” yaşayarak gerçeğin rutinden kaçmaya ve hayatını süslemeye çalışıyor.

Uhri: Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar romanındaki Selim Işık, tutunmayarak kolaya mı kaçıyor yoksa kendince zor olanı mı yapıyor? Melankolikler dışarıdan zor, içeriden kolay bir hayat mı yaşıyorlar?

Daphné: İnsanın kendisiyle bağı zor bir alana geçtiğinde, bu zorluk içinde kalabildiği üzerinden takdir bekleyebilir. Bu bir kolaycılıktır. Ayrıca bir şeyi olabildiğince zor göstermek aslında kolaylaştırmak da olabilir. Başarıp çözemediği zor durumları zor göstererek yapması gerekenlerden kaçınır.

Ahmet: Hayata tutunmamayı seçmek kolaya kaçmaktır. Böylesine saçma bir hayata tutunma çabası asıl zor olanı seçmektir.

Daphné: Hayata tutunmamak da zor olabilir bence.

Eyyup: Hayata tutunmamak çok zor. İnsan doğası tutunma üzerine kurulu ve buna aykırı hareket etmek muazzam zor bir şey. Evrim de muazzam bir kolaycılık yolu seçmemiş mi sizce?

Uhri: Bir şeyi zor göstermeyi kolaylaştırma değil de basitleştirme olarak görüyorum. Neyse ki bu gece hiçbirimiz kolaycılığa kaçmadı.

Yorum bırakın