099. Oturum : Tecrübe Nedir?

Tecrübe Nedir

29.03.2022

Kiper: Soyut Kavramlar Oturumlarının 99’sunu gerçekleştirdiğimiz bu akşamki buluşmamızda “Tecrübe” kavramını ele alacağız. Umarım keyfiniz yerindedir, herkes için her şey olabildiğince yolundadır. Tecrübe nedir, sizin için tecrübe nedir?”

İhsan: Tecrübe, yaşanılmış hayatta yılların verdiği bir birikimdir; eğer gerçekten yaşamışsan, bu birikim plan ve projenin ötesinde bir ‘ustanın’ ya da mühendisin şarkısı gibidir. Bir üniversite hocası dostum, kitapta okutulan her şeyin sadece kâğıt üzerinde kaldığını, asıl olanın yaşanmışlık olduğunu söylerdi.

Ben 13 yıl boyunca Roma Üniversitesi’nden İtalyan profesörlerle bir höyük kazısında çalıştım. Profesör Alba Palmieri, okuma-yazması olmayan dedem Resul’e, ‘Ben kitapların profesörüyüm ama sen toprağın profesörüsün’ derdi.

Tecrübe o toprağı hissetmek, rengini ve katmanını çözmektir. Bir bina yaparken zemini, demiri, toprağın killi olup olmadığını mühendis değil ancak usta bilir. Tecrübe insana hep kazandırır, asla kaybettirmez.

Tecrübe Nedir?

Mert: Yaşanmış olaylardan ve duygu durumlarından süzülen sosyoloji ve psikoloji, insana tecrübe ve tavsiye verir. Özellikle benden yaşça büyük insanların uyarılarını, nasihatlerini de dikkate alırım çünkü görmediğim/deneyimlemediğim şeyler hakkında aslında ücretsiz tecrübe sahibi olurum. Uyarıları veya hataları kulak arkası edenlerin hayatında tecrübe pek yer tutmuyor.

Hayatta ‘hata’ yapmak çok önemlidir; başarıyı çabuk unuturuz ama hatalar kalıcı iz bırakır. Bu hataları süzgeçten geçirerek olgunluğa eriştirmek tecrübe, bunu yapmak da tecrübe sahip olmak oluyor.

Firdevs: “Akıllı insanlar, başkalarının tecrübelerinden ders almayı bilenlerdir.” Tecrübe; acı deneyimler, bedeller, uzun süreli çalışmalar, ciddi enerji ve para harcanarak elde edilen bir bilgi birikimidir ve bu birikim yaşla değil, ‘başla’ yani zihinle ilgilidir.

Tecrübe, ‘oluş’ süreciyle ilgili kişide elde kalan kısımdır; bu eğitimin okulu yoktur, insana sadece bir bakış açısı kazanma becerisi verir. Bireyin kendi biçimlendirdiği, ön bilgiyi, deneme yanılmayla harmanladığı, iç dinamikleri, yetenekleri, aklı ve zekâsıyla şekillendirerek elde ettiği özgün bir süreç tasarımıdır.

Tunç: Tecrübe sadece yoğurdu üfleyerek yemek değil, hangi süte üflemek gerektiğini bilmektir. Teorik bilgiye sahip olmak yetmez; örneğin tüm eğitimlerini tamamlamış bir pilotun ilk uçuşunda büyük bir cesaret sergilemesi beklenemez. Ancak belirli sayıda uçuş yaptıktan sonra tecrübe sahibi olur. Bu yüzden deneyimler, peşi sıra tecrübeyi getirir.

Mehmet: Tecrübe, muhakeme yeteneğini ve insanı geliştiren zihni melekeleri ifade eder. Cervantes’in belirttiği gibi: ‘Dökülmüş sütün ardından dövünmeyin; çünkü evrenin tüm kuvvetleri o sütü dökmek için bir araya gelmiştir’. Sütün dökülmesi bir tecrübedir, bir daha dökmemeyi öğretir.

Nasrettin Hoca’nın testi kırılmadan önce çocuğa attığı şaplak gibi, bu bir hayat dersidir. Tecrübeyle hayallerin ötesine bakıp, ‘anda’ kalarak işi halletmeyi ve bir sonraki zamana geçmeyi hedefliyoruz. Geçmiş bagajımızdan çıkardığımız malzemeyle bugünü inşa ederiz.

Cardi: Tecrübenin üst üste binen ‘soyut’ katmanlar olmadığını aslında anda var olduğunu düşünüyorum. Günümüzde her edim gerçekten tecrübe mi kazandırıyor yoksa sadece bir pratikten mi ibaret, bunu sorgulamak gerekir. İçinde bulunduğumuz çağda anın yitimi nedeniyle bizi tecrübeden uzaklaştırıyor.

Tecrübe kültürel, tarihsel ve kişisel birikimlerin bütünü olan bir yaşam pratiğidir (praxis). Bunların olmadığı yerde tecrübenin olup olamayacağı da sorgulanmalıdır.

Walter Benjamin ve Gramsci’den hareketle tecrübenin çağımızda ortadan kalkmış olması, çağımızın en büyük sorunudur.

Büşra: Bilgiyi ve teoriyi denemediysen ona tam anlamıyla sahip olamazsın; tecrübe, bilginin kriz anında kullanım yeteneğidir. Yeni mezunlara ‘iş tecrübeniz var mı?’ diye sorulurken aslında teorinin pratiğe dökülüp dökülmediği sorgulanır.

Cervantes’in dediği gibi tecrübe, bilginin anasıdır. Hayatın, başınızda saç kalmadıktan sonra size verdiği bir tarak gibidir; artık neyin ne olduğunu bilirsiniz ama olan olmuştur.

Adelya: Tecrübeliye tüm kültürlerde danışılır, ‘damdan düşen anlar’ misali tecrübeli olanın hikmetine başvurulur. Ancak ilginç olan şudur ki; tecrübe kazandıkça hata yapmayı bırakmıyoruz, hata yapmaya devam ediyoruz.

Ayçin: Tecrübe umuda yenik düşen bir kavramdır; öyle olmasaydı ikinci evlilikler olmazdı.

Bazı hususlar; nasihatle, görülerek bizzat öğrenilir, bazıları ise tecrübe etmeden asla zihinde inkişaf etmez. Balın tadını tatmayan birine tarif edemezsiniz; aşk da böyledir, yaşanmadan kavranamaz.

Kiper: Artık danışmanlar var, onlara danıştığımız için tecrübe sahibi birini aramamız gerekmiyor. Zaten eşten dosttan kulaktan dolma öğrenebiliyoruz.

Tecrübe önemini yitirmiş gibi duruyor, ne dersiniz?   

Ayçin: Herkes her şeyi çok biliyor konusunda haklısınız. Bunları ne kadar birbirimize etkin şekilde aktarıp paylaşabiliyoruz o konu da biraz netameli.

Çok bilgi var ama hangisini nerede kullanacağız? Nasıl kullanacağız? Neye yarayacak? O kısımlar biraz karanlıkta kalıyor.

Edip Cansever’in dediği gibi, iflas etmiş biri ticarette başarılı olmuş birinden bazen bir adım öndedir; çünkü dünyevi kıstasların ötesinde bir uyanış yaşamıştır.

Vural: “Tecrübeyi bir hikâyeyle özetlemek gerekirse: Bozulan makineyi tek çekiçle tamir eden ustanın 1000 dolar istemesi gibi; o çekici nereye vuracağını bilmektir asıl mesele.

Ancak öğrenilmiş olumsuzluklara rağmen denemekten asla vazgeçmemek gerekir. Edison’un ampulü yapana kadar binlerce kez denemesi ve her başarısızlığına ‘nasıl yapılmayacağını öğrendim’ demesi tecrübenin özüdür.

Ferda: Tecrübe bir yaşanmışlığın kendisi değil, onun bir yansıması ve sonucudur. Bir çocuğun sobaya dokunması değil, dokununca yandığını öğrenmesi tecrübedir. Okulda uzay geometrisi alan hesaplamayı ezberlemiş olmam beni tecrübeli yapmaz; çünkü o cismi uzayda kendi ellerimle çevirmedim. Tecrübe, yaşanarak ve sınanarak toplanan bilgidir.

Yıldır: Tecrübe aslında hayatta yenen kazıkların bir bileşkesidir. Samuel Beckett’ın dediği gibi: ‘Dene, yenil; yine dene, yine yenil, daha iyi yenil’. Tecrübe deneyimlemenin ötesinde ‘hamdım, piştim, yandım’ diyebilme halidir; dışarıdaki bilgiyi içselleştirip kendi enstrümanın haline getirmektir.

Kiper: Tecrübe etmek başka bir şey, tecrübeli olmak başka bir şey. Neresinden tutacağız bu tecrübenin?

Uhri: Robinson Crusoe adada 10 yıl kalınca tecrübeli mi oldu yoksa sadece oraya uyum mu sağladı? Tecrübenin sosyal bir yanı vardır; o malumat ile bilgelik (hikmet) arasında bir yerdedir. Bilginin aktarımı mümkün olsa da bilginin nasıl elde edildiğinin aktarımı mümkün değildir, tecrübe dediğimiz şey de bilginin nasıl elde edildiğidir.

Anadolu’da ‘ırıbını almak’ veya ölümünü almak’ derler; bu her şeyi rafine yapabilme halidir. Batı kültürü bunu tamamen deneye (experience) bağlarken, biz düşünceyi de eyleme katan öznel bir bilgi edinme biçimi olarak tecrübeyi görürüz.

Kiper: Tecrübe aktarılabilir mi? Bir başkasının tecrübe aktarımı bireyde farkındalık yaratır mı? Başkasından duyduğumuz bir şeyi aklımıza yazıyor muyuz ya da ona uygun davranıyor muyuz? İnsanın doğası başkasının sözüyle hareket etmeye uygun mu?

Ayda: Denemek felsefi bir kavramdır ve birinin deneyiminin bir başkasının ardına eklenmesidir. Ancak başkasının tecrübesi bana bir ‘kopya’ veya ‘yanılsama’ gibi geliyor; sanki başkasının elbisesini giyiyor gibiyim.

Benim özgün tecrübem kalp atışım, rüyalarım ve nefes alışlarımdır. Araba kullanma örneğinde olduğu gibi; hoca bilgiyi aktarır ama tecrübeyi ancak arabayı kullanan kişi edinir.

Tecrübe Nedir?

Küçük Prens: Tecrübenin nesnel olmadığını ve kişisel olduğu için aktarılamayacağını düşünüyorum. Bilgi ve beceri öğretilebilir ama duygusal bağlamdaki hissiyat ve tecrübe ancak kişinin kendi ruhunda başlayıp biter.

Ömür: Tecrübe, bizi deneye yanıla doğruya götüren ve deneyimleyerek ilerlediğimiz bir hayat yolculuğudur; bu süreçte kendimizi sürekli yenileriz. Kimine göre yenen kazıkların bileşkesidir. Kimine göre göremediklerimizi bize gösteren bir sözlüktür, kimine göreyse saç döküldükten sonra ele geçen bir taraktır.

Kiper: Tecrübe sezgilerin sonucunda mı gerçekleşir yoksa sezgilerin katili midir?

Mesut: Sezginin olmadığı yerde sadece bir bilginin bir yerden başka bir yere gidişi olabilir ama bilgeliğe bir yolculuk olamaz. Sezgisiz bir şeyin tecrübe edilebileceğine inanmıyorum.

Kiper: Sigmund Freud; “İnsanların tecrübe dediği şey; inanmamayı, güvenmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenmesidir. Kalbiyle bağlantısını kaybetmiş bir insana tecrübeli denir.” diye bir tanım yapmış, sen ne taraftan bakıyorsun?

Hakan Kılman: Boks maçında yenen yumruk bir tecrübedir ve her hareket bir farkındalıktır. 34 yıldır trombon çalıyorum; her gün aynı egzersizleri yapsam da her gün başka bir şeyi tecrübe ediyorum. Değişen etüt değil, benim farkındalığımdır. Uygulama olmadığı sürece tecrübeden bahsetmek zordur.

Kiper: Ustadan öğrencinin öğrendiği şey deneyim midir yoksa yöntem midir?

Hakan Kılman: Doğru usta kendini aktarabilendir. Usta ve öğrenci aynı şeyi çalsalar da ustanın cümleleri daha sakindir çünkü daha fazla ifade gücü ve yaşanmışlığı vardır. Usta olan trombon değil, benimdir. Bazı ustalar artık çalamasalar bile öyle öğrenciler yetiştirirler ki aklınız durur; işte ustalık budur.

Mesut: Ne yapacağını iyi bilip onu hayata geçirmek eğitmenliğe girer; ancak o tecrübeyi sezgiyle kullanıp yeni bir şey denediğinizde bu ‘Creation’ (Yaratım) noktasına evrilir. Mesela oyunculukta çok iyi bir şey yapmak istiyorsan, her şeyi bildiğin halde o an hepsini unutmalısın.

Hakan Kılman: Neyi, neden ve nasıl tercih ettiğimiz de tecrübenin bir parçasını oluşturuyor.

Adelya: Nazım Hikmet’in dediği gibi: ‘Ustalaştık biraz daha taşı kırmakta, dostu düşmandan ayırmakta.’ Kalbiyle bağlantısını kaybeden birinin tecrübesi acı doludur; bu usta olma hali aslında acıya bağışıklık kazanmak mıdır, emin değilim.

İlhan: Kurumsal hayatta öğrenmenin %70’i iş başında tecrübe ederek gerçekleşir. Deneyimi tecrübeden ayıran temel fark, bu deneyimin davranış üzerinde kalıcı bir değişiklik yaratmasıdır; Sokrates’in tüm kitaplarını okuyup davranışın değişmiyorsa o sadece malumattır. Tecrübe zaman gerektirir; Roma’yı 5 gün görmek deneyimdir, 5 yıl orada yaşamak tecrübedir.

Hasan: Sürücülük üzerinden bakarsak; bir parkuru her türlü koşulda (kar, yağmur, toprak yol) makul sürede, güvenli ve konforlu tamamlayabilmek tecrübedir. Ustalık, koşullar değişse bile soğukkanlı kalarak eylemi rafine hale getirmektir. Bir marangoz ağacı eline aldığı an damarını ve budağını bilir; o ağaca başka bir ruh atfeder.

Kiper: Tecrübeli olmak biraz da hata yapmayı göze almak değil midir?

Hasan: Kesinlikle. Bir usta bana ‘arabanın sınırlarını keşfetmekten korkma, kaydır ki toparlamayı öğren’ demişti. Sınırları zorlamadan usta olunmaz.

Mehmet: Pierre-Auguste Renoir’ın dediği gibi: ‘Bir sabah siyah boyamız bitmişti ve lacivert kullanmaya başladık; böylece Empresyonizm doğdu’.

Bilgiyi ezberlemek, ona bir şey katıp onu olgunlaştırır mı yani birini tecrübeli yapar mı?

Ayçin: Dedemin Kore savaşı anılarını dinlemem, tecrübelerini dinlemem. Beni bir Kore savaşı askeri veya gazisi yapmaz. 6 sene tıp okuyup sadece teorik olarak ders almak beni doktor yapmaz. Beni tıp mezunu yapar eğer bitirirsem. Bakarak öğrenilse kediler kasap olurdu.

Teknoloji herhangi bir konuda tecrübelenmemizin önüne engel oluyor mu?

Uhri: Düz vitesten otomatik vitese geçtiğimizde araba kullanma deneyimimiz hafifliyor. Sürecin kolaylaştığı her yerde tecrübelenme şansımız azalıyor.

Aslında hepimiz biliyoruz ki bu hayatın acemisiyiz ve biliyoruz ki en güzel deneyim vicdan sahibi olmak. Deneyimlerimizle vicdan sahibi oluyoruz. Tecrübe, bedenimiz toprak olup çürüdükten ve ruhumuz da öte dünyaya gittikten sonra geriye kalandır.

Edindiğimiz deneyimler, bizi muhafazakâr yapıyor ve daha tutucu daha korkak hale gelebiliyoruz. Tecrübeyi umutla birleştirerek var olabiliyoruz. Örneğin kitlesel olarak savaş deneyimi yaşamış bir toplum barışı isteyerek ve barış umudunu yaşatarak savaşa karşı çıkabiliyor.

Adelya: Babamdan öğrendiğim bir tecrübe var: Bir gazetecinin zengin bir adamı övmesini dinlerken babam, ‘O gazeteci bunu yazmak için kaç para aldı biliyor musun?’ demişti; o günden sonra tüm alengirli haberleri çözmeyi öğrendim.

Kiper: Tecrübeli olmak kuralına göre oynamamak ve o çerçevenin dışına çıkabilmektir, desem ne dersin ne düşünürsün?

Bengü: Bu biraz hazır hissedecek hale gelmekle ilgili. Bir konudaki deneyimin ne kadar artarsa o konuya ilişkin yapabileceklerinin sınırını denemeye meylin de o kadar artıyor.

Ben hayatı bir zımparaya, deneyimi de aldığımız çiziklere, değişen yüzeyimize benzetiyorum. Her gün yüzeyimiz bir önceki güne göre değişiyor. Parlayan tarafımızı alıp devam etmek de benim için tecrübe oluyor.  

Ayçin: Mevlâna’nın dediği gibi: ‘Tecrübe insana yeni bir baht verir’. Tasavvufta dinin kavranması da manevi bir tecrübe ve keşif sürecidir. Bugün Metaverse’de bizzat yaşamadığımız duyguları deneyimlemek de yeni bir algı boyutu oluşturacaktır.

Sanal olarak ilk defa yaptığımız bir şey bizi tecrübelendirir mi? Bugün metaverse üzerinden deneyimlediklerimiz tasavvufçuların deneyimleriyle aynı olmasa da benzer kabul edilebilir mi?

Tecrübe Nedir?

Delil: İnsan türü merak ve deneme sayesinde gelişim kaydetti; kültür üretmek ve bunu aktarmak bizi tanımlar. Tecrübenin iyiliğini ve kötülüğünü, doğruluğunu ve yanlışlığını tartışmak gerekir.

Ancak sanat ve edebiyat sadece reel bir mantıkla yapılamaz; hakikate ulaşmak için soyutlamak gerekir. Nietzsche’nin dediği gibi, yaşadığımız bu yıkılmışlık aslında bir hiçliktir. Yaşadığımızı sanıyoruz ama mevcut tecrübelerimiz aslında yaşama bir tür ihanettir çünkü bir türlü kendimiz olamıyoruz.

Yorum bırakın